Erkekte Eseysel Gelismenin Hormonal Kontrolu - Gulucuk.NET Forum
Gulucuk.NET Forum


Go Back   Gulucuk.NET Forum > Gulucuk.Net ~Yaşamın İçinden~ > Erkek Dünyası

Erkek Dünyası Erkekler hakkında herşey.



Konu Bilgileri
Kısayollar
Konu Basligi Erkekte Eseysel Gelismenin Hormonal Kontrolu
Cevaplar
0
Sonraki Konu
sonraki Konu
Görüntüleyenler
 
Görüntüleme
180
Önceki Konu
önceki Konu

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 02-26-2019   #1
Üye
Avatar Yok

Gulucuk Forum - Chat ve Sohbet Forum Sitesi.
Üye No: 1029
Üyelik tarihi: Feb 2019
Üye Grubu: Üye
Mesajlar: 389
Konular: 345
Şube: Balıkesir Şubesi
İlişki Durumu: İlişkisi Yok
Ruh Hali:  Cok Sinirli
Tuttuğu Takım:

Level: 18 [♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥]
Paylaşım: 86 / 434
Güç: 129 / 675
Tecrübe: 37%

Teşekkürler: 51
20 Mesajına 22 Kere Teşekkür Edildi
REP Gücü : 1
REP Puanı : 10
REP Seviyesi : CeReN is on a distinguished road
Standart Erkekte Eseysel Gelismenin Hormonal Kontrolu

Testisler, embriyonik gelisme sirasinda az miktarda erkek esey hormonu testesteron salgilamaya baslar. Bu hormonun embriyoda bulunmasi, erkege ozgu yapilarin farklilasmasi bakimindan cok onemlidir. Uretim, ergenlige kadar dusuk duzeyde kalir ve hic sperm hucresi uretilmez. Ergenligin

baslamasina yol acan etmenler tam olarak bilinmemektedir. Bir olasilik, hipotalamusun (cocukluk doneminde testesterona karsi cok duyarlidir ve hormonun dusuk duzeyleriyle bile inhibe olur) duyarliliginin azalmasi ve on hipofize daha fazla gonadotropik salgilatici hormon (GnRH) gondermeye baslayarak onu bir gonadotropik hormon, luteinize edici hormon (LH) ve follikul uyarici hormon (FSH) salgilamak uzere uyarmasidir.
LH, testislerin interstisiyal hucrelerini daha fazla testesteron uretmek uzere uyarir. Testesteron, FSH’yla birlikte, seminifer tubullerin olgunlasmasini saglar ve bunlari sperm uretimine baslamak uzere uyarir (spermatogenez). Spermatogenezin uzun zaman korunmasi testesteronun (ve onu uyaran LH’nin) ve FSH’nin surekli varligini gerektirir. Testosteron bir kere, sistemde yeteri miktarlarda bulundugunda, yardimci ureme yapilarinin olgunlasmasini uyarir ve ayni zamanda normalde, ergenlikle baglantili olan, sakal ve pubik killarin olusumu, sesin kalinlasmasi, daha genis ve guclu kaslarin olusumu vb., gibi ikincil eseysel ozelliklerdeki degisimleri baslatir. Eger testisler, ergenlikten once kastrasyonla uzaklastirilacak olurlarsa, ikincil eseysel ozelliklerdeki bu degisIklikler hicbir zaman meydana gelmez. Eger kastrasyon ergenlikten sonra yapilirsa, ergin eseysel ozelliklerde bir miktar gerileme olur; fakat bunlar tamamen kaybolmazlar. Ergenlik sonrasi kastrasyon, bircok hayvanda eseysel istegi ortadan kaldirir.
PsIkolojik etmenlerin diger hayvanlardan cok daha onemli oldugu insanda ise bu isteksizlik gorulmez. Daha cok bir dogum kontrol yontemi olan bir cerrahi mudahale, vazektomi, bazen kastrasyonla karistirilir. Bu kucuk operasyonda yasa deferensiya kesilerek spermlerin uretraya gecmesi onlenir. Vazektomi, eseysel karakterlerde bir gerilemeye yol acmaz; cunku hormon duzeylerinde bir degisme yoktur.

Diside Eseysel Gelismenin Hormonal Kontrolu
Erkekte oldugu gibi, diside de ergenligin, hipotalamusun cocukluk donemindeki dusuk esey hormonu duzeyine duyarliligini kaybetmesi ve daha fazla GnRH salgilamaya baslamasi, bunun da onhipofizi uyararak artan miktarlarda FSH ve LH salgilanmasiyla basladigi dusunulur. Bu gonadotropik hormonlar ovaryumlarin olgunlasmasini saglar ve bunlar da disi esey hormonlarini, ostrojen ve progesteronu salgilamaya baslarlar. Ostrojen, uremeyle ilgili yardimci yapilarin olgunlasmasini (ornegin uterusun ve vajinanin buyumesi) ve ikincil disi esey ozelliklerinin (pubik killarin cikmasi, kalcanin genislemesi, goguslerin gelismesi, vucutta yag dagiliminin degismesi ve ses kalitesinde bazi degisIklikler) gelismesini uyarir. Hormon dengesindeki bu degisIklik, ayni zamanda mensturasyon dongusunu (aybasi gormeyi) de baslatir. Mensturasyon dongusu, cesitli hormonlarla sinir sistemi arasindaki karsilikli etkilesime iyi bir ornek olusturur.
Bircok memeli turunun disisinde gorulen gonadotropik hormon salgilanmasindaki ritmik degisIklikler ostrus dongusu olarak bilinen bir olaya yol acar. Bu olay, ureme kanalinin yapisinda ve eseysel istekte ritmik degisimler demektir. Bircok turun disisi, erkekle kopulasyonu, sadece dongunun ovulasyona yakin olan bu kisa donemi icinde kabul eder. Bu donem ayni zamanda uterus ic duvarinin en kalin oldugu ve cinsel istegin en fazla oldugu donemdir. Boyle donemlerde disinin “kizgin” ya da ostrus halinde oldugu soylenir. Bircok memeli, yilda sadece bir ya da birkac ostrus periyodu gecirirlerken, sicanlar, fareler ve akrabalari gibi bazilari her dort gunde bir gibi bir sIklikla ostrusta olabilirler. Eger dollenme olmazsa kalinlasmis uterus duvari, disinin vucudu tarafindan absorbe edilir ve bu islemde normalde kanama meydana gelmez.
Insanda ve diger bazi yuksek primatlarda ureme dongusu, cesitli yonlerden diger memelilerden onemli farklilik gosterir. Belirgin bir kizginlik donemi yoktur Disi, dongu suresince erkegi her zaman kabul edebilecek durumdadir. Eger dollenme olmazsa, kalinlasmis uterus yuzeyi tamamen absorbe edilmez, bunun yerine, yuzeyin bir kismi mensturasyon denilen bir kanama suresinde siyrilip atilir. Insanda mensturasyon dongusu ortalama 28 gundur ve neticede yilda 13 kez tekrarlanir. Bu cok kaba bir ortalamadir ve kisiden kisiye ve hatta ayni kiside donguden donguye onemli farkliliklar gorulur.
Simdi, bir periyodun 28 gun oldugunu varsayarsak her mensturasyon dongusunde meydana gelen olaylari sirasiyla izleyelim. Tipta mensturasyonun birinci gunu, dongunun ilk gunu olarak kabul edilir. Buna karsin, biyolojik bakis acisindan, kanama doneminin sonunu yeni dongunun baslangici olarak kabul etmek daha uygundur. Bu noktada, uterus yuzeyi incedir ve ovaryumlarda olgun follikul yoktur. On hipofizden salgilanan FSH’nin follikul uyarici hormon etkisiyle, ovaryumdaki birkac follikul buyumeye ve FSH ve LH’nin sinerjetik etkisiyle iki disi esey hormonundan biri olan ostrojeni salgilamaya baslarlar. Kisa bir sure sonra follikullerden biri ustunluk saglayarak buyumeyi ve ostrojen salgilamayi surdururken geri kalanlarin buyumesi durur. Ostrojen, uterus yuzeyini uyararak kalinlasmasini saglar. Dongunun bu follikuler fazi (buyume fazi ), bir onceki menstruyel akintinin bitmesinden itibaren ortalama 9-10 gun surer. Follikul buyudukce daha da fazla ostrojen uretir.
Sonucta ostrojenin ulastigi yuksek duzey (ya da bazi arastiricilara gore, ostrojenin zirveye ulastikca uretim hizinin dusmesi), muhtemelen hipotalamustan salgilanan GnRH araciligiyla, hipofizden ani ve buyuk miktarda LH salgilanmasini uyarir. Bu LH patlamasi, o sirada olgunlasmis ve ovaryumun yuzeyinde cikinti yapmis olan follikulde ovulasyonu baslatir. Ovulasyonun mekanizmasi henuz bilinmemektedir. Bazi arastirmacilar, ovulasyondan hemen once meydana gelen hafif progesteron artisi, ovulasyonu baslatmada LH’yle birlikte sinerjetik etki yaptigini dusunurler. Genellikle, follikul icindeki sivinin yaptigi basincin duvarin patlamasina yol actigi soylenir; fakat aksine, bu basincin aslinda ovulasyondan hemen once hafifce dustugune iliskin kanitlar vardir. Ancak acik olan bir sey vardir ki o da, follikul duvarinin hormon etkisiyle incelmesinin, ovulasyonda onemli bir etmen oldugudur. Mekanizmasi ne olursa olsun, ovulasyon, dongunun follikuler ya da buyume fazinin bittigini isaret eder.
Ovulasyondan sonra, LH, follikuler hucrelerde bazi degisIklikler baslatir ve bunun sonucunda follikul, kan damarlarinca zengin, sarimsi bir hucre kutlesine donusur. Yirtilmis follikulden, LH’nin etkisiyle olusmus bu yeni yapiya korpus luteum (latince’de “sari cisim”) denir. Korpus luteum, ovaryumda bulundugu yerden, ovulasyondan hemen onceki follikul kadar olmasa bile, ostrojen salgilamayi surdurur. Korpus luteum ayni zamanda ikinci disi esey hormonu olan progesteronu da salgilar.
Progesteron, uterusu embriyo icin hazirlamak islevini gorur. Uterus yuzeyi, follikuler fazda salgilanan ostrojenin etkisiyle, zaten kalinlasmis durumdadir. Simdi de, progesteron, yuzeyde uzanan karmasIk bez sisteminin gelismesini saglar. Mensturasyon dongusunun luteal fazi, bazen salgi fazi olarak da anilirsa da, bu isim biraz yanilticidir; zira follikuler fazin son asamalarinda da uterus yuzeyinde bir miktar bez aktivitesi gorulur. Progesteronun uterus yuzeyinde yol actigi degisimler olmaksizin, dollenmis yumurtanin uterusta tutunmasi mumkun degildir. Progesteron gercek bir gebelik hormonudur.
Buna ek olarak, her ne kadar ayrintili mekanizmasi tamamen bilinmiyorsa da yuksek duzeyde progesteron, bir sonraki dongunun baslamasini engeller. Burada progesteron, muhtemelen hipotalamusu etkileyerek GnRH salgilamasini baskilar ve boylece hipofizden FSH ve LH salgilanmasi azalarak ovulasyon icin gerekli LH patlamasi onlenmis olur. Progesteron, dogrudan ovaryumdaki olgunlasmamis follikulleri etkileyip bunlarin buyumesini ve ostrojen salgilamasini da engelliyor olabilir. Sistemde belirli

bir miktarda progesteron bulundugu surece, cok az follikul buyumesi olur. Kuskusuz, progesteronun bu engelleyici etkisi, mensturasyon dongusunun suresinin duzenlenmesinde onemli bir etmendir. Bu, ayni zamanda dogum kontrol haplarinin etkisinin de temelidir. Bu haplar progesteron ve ostrojen benzeri sentetik bilesIkler icerirler. Duzenli olarak alindiklarinda, FSH ve LH salgilanmasini engellerler (muhtemelen, hipotalamustan GnRH salgilanmasini baskilayarak) ve boylece, follikul buyumesini ve ovulasyonu -ve sonucta gebeligi-onlerler. Gebelik onleyici tekniklerin cogu gibi dogum kontrol haplari da bazen istenmeyen yan etkiler gosterirler. Bunlar arasinda, migren turunde bas agrilari, dolasim bozukluklari, depresyon, cinsel istek azalmasi, deri pigmentasyonunda degisIklikler ve muhtemelen kalp krizi ve bazi kanser cesitlerinde risk artisi (her ne kadar bunlarin diger bazi kanser cesitleri icin riski azalttigina iliskin kanitlar varsa da) sayilabilir. Eger normal bir dongu sirasinda dollenme meydana gelmezse, ovulasyondan yaklasIk onbir gun sonra korpus luteum gerilemeye baslar ve progesteron salgilamasi azalir. Bu meydana geldigi zaman uterusun kalinlasmis yuzeyi daha fazla korunamaz ve yuzeyin bir kisminin geri emilimi baslar. Memelilerin cogunun aksine, insan ve diger bazi yuksek primatlar, dongunun follikuler ve luteal fazlarinda olusan fazla dokularin hepsini geri ememezler ve bunlarin bir kismi mensturasyon sirasinda siyrilip atilir ki bu donem yaklasIk dort bes gun surer.
Korpus luteumun gerilemesi sonucunda progesteron duzeyi dusunce, uzerindeki engelleme kalkan hipotalamus, hipofizi, FSH salgilamasini artirmak uzere uyarir. Olgunlasmamis follikuller uzerindeki engelleme de kalkar ve bunlar FSH’nin etkisiyle, buyilrneye baslarlar ve boylece yeni bir dongu baslar.
Gorunen odur ki sistemi yeniden baslatan kritik olay, muhtemelen, korpus luteumun gerilemesi sonucu progesteron duzeyindeki dusustur. Fakat bu gerilemeye neden olan nedir? Henuz buna kesin bir cevap verilemez. Bu da demektir ki, mensturuyel dongunun zamanlamasindaki temel ozellik bilinmemektedir. Kandaki hormon derisimlerini olcmede kullanilan duyarli yontemler bulunmadan once, LH salgilanmasinin ovulasyondan sonra giderek azaldigi ve duzey, yeteri kadar dustugunde korpus luteumun varligini daha fazla koruyamadigi dusunulurdu. Fakat simdi biliniyor ki LH duzeyi ovulasyondan hemen sonra ani bir dusus gostermekte ve bu korpus luteumun gerilemesinden cok once meydana gelmektedir. Son zamanlarda, ineklerde, gebe olmayan uterus tarafi ndan uretilen ve ozel bir tasiyici kan damarlari sistemiyle ovaryuma getirilen bazi prostaglandinlerin, progesteron salgilanmasini durdurduklarina iliskin guvenilir kanitlar elde edilmistir. Fakat ne insanlarda boyle bir tasiyici sistem bulunur ne de insan uterusunun ovaryumlara inhibe edici bir madde gonderdigine iliskin somut deliller vardir. Ovaryumun kendisinin prostaglandinler ureterek progesteron salgilanmasini durduruyor olmasi olasiligi da vardir; fakat bu konuda hala yeterli kanit yoktur.
Kanama fazi sirasinda, ozellikle ilk birkac gunde, eski korpus luteumdan salgilanan progesteron ve ostrojen duzeyi dusuktur ve yeni dongunun follikulleri de henuz onemli miktarda ostrojen salgilamaya baslamammistir. Kadini n vucudu, ergenlikten sonra, esey hormonlarnin varliginda islev gormeye alistigindan, her dongunun sonunda, luteal fazla bu hormonlarin azalmasi, genellikle fizyolojik ve psIkolojik rahatsizliklara yol acar. Bunlar arasinda, asiri duyarlilik (alinganlik), depresyon ve bazen mide bulantisi, uterusun kasilmalarinin yol actigi karin kramplari yaygin olarak gorulur.
Bir kadinin uretkenlik doneminin sonunda, bir ya da iki yil suren bir periyot olan menapozda ruhsal gerilim de gorulur. Menapoz, normal olarak, 40 ile 50 yaslari arasinda bir zamanda meydana gelir. Esas olarak meydana gelis nedeni, ovaryumlarin gonadotropinlerin uyarici etkisine karsi duyarliliklarinin azalmasi olabilir. Ovaryumlar geriler, geriye kalan follikuller ortadan kalkar ve ostrojen ve progesteron salgilari dusuk duzeylere inerler. Sonucta, uterus yuzeyinde dongusel kalinlasmalar olmaz ve boylece mensturasyon da gorulmez. Menapoz sirasinda hormon dengesindeki degisme, fizyolojik ve psIkolojik rahatsizliklara yol acabilir ve yeni fizyolojik guclukler, yasam boyu kalir; sIk rastlanan bir olay, rnensturasyon sonrasi osteoporozistir. Bunda, kemiklerin incelmesi ve zayiflamasinin ostrojen yoklugundan ileri geldigi dusunulur. Insanlarda ovulasyonun, kabaca, mensturasyon dongusunun ortasinda meydana geldigini gorduk. Bu ovulasyon kendiliginden meydana gelir; bir kopulasyon uyarimina bagimli degildir. Bununla birlikte, tavsan ve kedi gibi bazi memelilerde, ovulasyon, refleksle kontrol edilir; kopulasyondan kaynaklanan sinirsel uyarim, hipotalamusun ovulasyonu gerceklestiren LH’nn-4 hipofizden salgilanmasini uyarmasi icin gereklidir. Ovulasyonun refleksle meydana geldigi hayvanlarda, ovulasyonun tam olarak ne zaman meydana gelecegini tahmin etmek mumkundur.
Ornegin tavsanda kopulasyondan yaklasIk 101/2 saat sonra meydana gelir. Insan gibi ovulasyonun kendiliginden meydana geldigi canlilarda, boyle kesin tahminler yapilamaz. Yine de ritim dogum kontrolu yonteminde ovulasyon zamaninin, tahmin edilmesi onemlidir. Ritim yontemi, dollenmenin her dongude sadece cok kisa bir sure boyunca meydana gelebileceginin bilinmesi esasina dayanir. Dongunun diger bolumlerinde, gebelik riski olmaksizin kopulasyon mumkun olur. Mevcut kanitlar, insan yumurta hucrelerinin, ovulasyondan 12 saat (en fazla 24 saat) sonra harap olmaya basladigini ve bu sureden sonra artik dollenemez duruma geldiklerini gostermektedir. Diger bir ifadeyle spermler, ancak ovulasyonu izleyen 12-24 saat arasinda oviduktun yukari ucte bir kisminda bulunurlarsa dollenme meydana gelebilir. Bu durumda teorik olarak 28 gunluk dongunun diger 27 gununde gebelik mumkun olmaz. Burada, hemen spermlerin disi ureme kanalindaki yasam suresi konusu onem kazanir. Daha once soyledigimiz gibi, bir bosalmada vajinaya yaklasIk 200 milyon sperm hucresi birakilir. Vajinadaki kosullar spermler icin oldukca olumsuzdur ve cok sayida sperm, daha serviksi gecme sansi bulamadan olur. Milyonlarcasi, uterus ya da ovidukta olur ya da dolleme yetenegini kaybeder; milyonlarcasi ya yanlis ovidukta liderler ya da ovidukta hic ulasamazlar. Oviduktun yukari kisimlarina yolculuk, boylesine kucuk cisimler icin son derece uzun ve tehlikelidir. Bununla birlikte, spermlerin vajinadan oviduktun yukari kismina dogru hareketinin sadece spermlerin kendi yuzme hareketlerine bagimli olmadigini gosteren kanitlar vardir; disi ureme kanalinin kasilmalari ki, seminal sivi icinde bulunan prostaglandinler ve arka hipofizden salgilanan oksitosin tarafindan artirilir, spermlerin hedefe dogru tasinmasinda kismen yardimci olur. Mevcut bulgular, insan spermlerinin disi esey kanalinda 48 saat ya da daha az sureyle dolleme yetenegini kaybetmeden kalabilecegini gostermektedir.
Bu sure bircok diger hayvanin spermleri icin cok daha uzundur. Ornegin bazi yarasalar sonbaharda ciftlesirler; fakat ilkbahara, hibernasyon sonrasina kadar ovulasyon yapmazlar. Dolayisiyla spermler birkac ay boyunca canli kalmalidirlar. Arilar ve karincalar gibi bazi omurgasizlarda spermler, dolleme yetenegini kaybetmeksizin yillarca disi vucudunda saklanabilirler. Boylece bir ciftlesme, bir kralice ari icin on binlerce ya da yuzbinlerce yavru urettigi tum bir ureme yasami boyunca yetecek kadar sperm saglayabilir.
Bir insan yumurta hucresinin canli kalabilecegi sure en fazla bir gun, spermininki en fazla iki gun oldugundan, kopulasyonun gebelikle sonuclanabilecegi yaklasIk uc gunluk bir sure vardir. Bu da yumurtanin dollenebilir oldugu gun ile bunu izleyen iki gundur. Fakat hangi uc gun? Bu soruya tam ve kesin bir cevap verilememesi, ritim yontemini guvenilmez kilar. Bu uc gunun, mensturasyon dongusunun ortalarina denk geldigi bilinmekle birlikte, herhangi bir dongunun uzunlugu kesin olarak tahmin edilemediginden, bunun orta tanoktasida bilinemez. Bircok kadinda dongu cok duzensizdir ve 8-15 gun ya da daha fazla sapmalar gosterebilir. Hatta donguleri cok duzenli olan kadinlarda bile, bir yil icinde dort ya da bes gunluk sapmalar olabilir. Hastaliklar ya da uzuntuler, ovulasyonu geciktirip, hipotalamusun gonadatropin salgilatmasini degistirerek donguyu uzatabilirler.
Kopulasyonun ovulasyonu cabuklastirdigina ve boylelikle dollenme sansini artirdigina iliskin bulgular da vardir. Normalden kisa ya da uzun donguler, esas olarak, follikuler fazin suresindeki degisIklikten kaynaklanir. Dongunun en az degisken suresi, luteal fdz, ovulasyon ile bir sonraki kanamanin baslangici arasindaki zaman araligi gibi gorunmektedir. Bu fazin ortalama suresi 14 ile 15 gun arasindadir. Fakat luteal fazin bu nispeten kararli suresi ovulasyon gununun tahmin edilmesine cok az yardimci olur; zira bir sonraki kanamanin ne zaman baslayacagini onceden bilmenin bir yolu yoktur. Dolayisiyla bundan 14 ya da 15 gun geri sayip ovulasyon tarihini saptamak mumkun olmaz.

___________________________________________

Bizde Mutsuz Olalim ~
CeReN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

CeReN Kullanicisinin Son 5 Konusu
Baslik Kategori Son Yazan Cevaplar Okunma Son Mesaj
Hayal kirikligi ile nasil basa cikilir? Bunları Biliyor Musunuz? CeReN 0 69 06-07-2019 01:35 PM
Cinsel iliskiye girmek egzersiz yerine gecer mi? Kadın Erkek ILişkileri CeReN 0 64 06-07-2019 01:33 PM
Cinsel iliski uyku kalitesini arttiriyor mu? Kadın Erkek ILişkileri CeReN 0 57 06-07-2019 01:30 PM
Bebek sahibi olmak guclesiyor, peki neden? Gebelik CeReN 0 79 06-07-2019 01:29 PM
Regl agrisi kalp krizi gecirmek kadar kotu Kadın Sağlığı CeReN 0 72 06-07-2019 01:27 PM

Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

(View-All Konu Okunma Sayisi : 2
CeReN , Ntwrk
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 06:36 AM.

Forum Yasal Uyarı

Kuruluş : 2018
2018 - "Gulucuk Forum" her hakkı saklıdır.


Gulucuk Forum, en iyi Mozilla Firefox ile dolaşılır.
YASAL UYARI : İçerik sağlayacı paylaşım sitelerinden biri olan gulucuk forum Adresimizde 5651 Sayılı Kanun'un 8. Maddesine ve T.C.K'nın 125. Maddesine göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. gulucuk forum hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler, Yöneticilerimiz ile iletişime geçilmesi yada iletişim formunu doldurulması halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde gulucuk forum yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacak ve size dönüş sağlanacaktır.



Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 RC 1

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249