Iki Yasamli (Amfibi) Canlilar - Gulucuk.NET Forum
Gulucuk.NET Forum


Go Back   Gulucuk.NET Forum > Gulucuk.Net ~Genel ve Güncel Kategori~ > Serbest Kürsü > Hayvanlar Alemi



Konu Bilgileri
Kısayollar
Konu Basligi
Iki Yasamli (Amfibi) Canlilar
Cevaplar
0
Sonraki Konu
sonraki Konu
Görüntüleyenler
 
Görüntüleme
131
Önceki Konu
önceki Konu

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 02-22-2019   #1
Üye
Avatar Yok

Gulucuk Forum - Chat ve Sohbet Forum Sitesi.
Üye No: 1029
Üyelik tarihi: Feb 2019
Üye Grubu: Üye
Mesajlar: 389
Konular: 345
Şube: Balıkesir Şubesi
İlişki Durumu: İlişkisi Yok
Ruh Hali:  Cok Sinirli
Tuttuğu Takım:

Level: 18 [♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥]
Paylaşım: 86 / 434
Güç: 129 / 680
Tecrübe: 37%

Teşekkürler: 51
20 Mesajına 22 Kere Teşekkür Edildi
REP Gücü : 1
REP Puanı : 10
REP Seviyesi : CeReN is on a distinguished road
Standart Iki Yasamli (Amfibi) Canlilar

Bircok fosil, beklenildigi gibi, ilk iki yasamlilarin baliga cok benzedigini gostermistir. Belki de zamanlarinin cogunu suda gecirmekteydiler. Ancak karada kendilerine acilan ekolojik olanaklar nedeniyle, yavas yavas daha buyuk ve yaygin bir karasal gruba donustuler. Karbonifer doneminde sayilarinin cok fazla artmasi nedeniyle, bu donemden once gelen Devoniyen’in Balik Cagi olarak adlandirilmasi gibi, Karbonifer de ikiyasamlilar Cagi olarak adlandirilmistir.
Ikiyasamlilar Permiyen’de de yaygin bir sekilde yasamlarini surdurmuslerdir. Ancak Permiyen’de bunlar yavas yavas yok olurken, yerlerini yeni bir sinif olan Reptilia’nin uyeleri almaya baslamistir. Paleozoyik Cagi’nin sonu olarak kabul edilen Permiyen’in sonlarina dogru hem biyolojik hem de jeolojik olarak onemli degisIklikler meydana gelmistir. Eski Appalachian daglari olusmus; son trilobitler ve zirhlibaliklar (Placodermi) ortadan kalkmis; bir zamanlar cok yaygin olan brakiyopotlar kaybolmus ve bu gruplarin yerini mercanlar, yumusakcalar, derisidikenliler, kabuklular ve baliklarin yeni ortaya cikmis gruplari almaya baslamislardir. Permo-Triassic kriz denilen bu donum noktasi, ayni zamanda pek cok ikiyasamli soyununun tukenmesine de tanik olmustur. Triyas’in sonlarina dogru bu gruptan varligini surdurebilen canlilar, yalniz, bugun yasayan ikiyasamlilarin atasini olusturan semenderler (takim Caudata) ile solucan benzeri uyesiz ikiyasamlilar (takim Gymnophiona) ve su kurbagalari ile kara kurbagalari (takim Anura) olmustur.
Ilk surungenler, Karbonifer’in sonlarinda ilkel ikiyasamlilardan evrim gecirerek meydana gelmislerdir. Bu sinif, Permiyen devrinde bircok karasal ortamda genis bir yayilis gostermis ve genellikle Surungenler Cagi olarak adlandirilan Mezozoyik’te dominant hayvan grubu olarak, ikiyasamli atalarinin yerlerini almislardir.
Surungenlerin, bir zamanlar yaygin olan ikiyasamlilarin yerini nicin aldiklari merak edilebilir. Kuskusuz bunun icin bircok neden vardi; fakat en onemlilerinden birisi, ikiyasamlilara benzemeyen surungenlerin her bakimdan tam anlamiyla karasal yasama uyumu saglamis olmalariydi. Ozunde, ikiyasamlilar, baliklarinkine benzer yumurta uretmeyi ve ic dollenme yapmayi surdurduler. Sert koruyucu zarlari (amnion) ya da kabuklari bulunmayan yumurtalar, kurumalarinin onlenmesi amaciyla suya ya da cok nemli yerlere birakilmaktaydi. Larva gelisimi suda olmaktaydi. Ureme ozellikleri nedeniyle buyuk olcude eski tatlisu ortamlarina bagimli bulunan ikiyasamlilar, surungenlerin ustunluk kazandigi ve genellikle daha kurak ve sicak olan Mezozoyik’te, uremeleri icin uygun olan tatlisu habitatlarini buyuk olcude kaybetmislerdir. Buyuk bir olasilikla ince ve nemli bir deriye sahip olan ergin ikiyasamlilar da kuraklik nedeniyle kuruma tehlikesiyle karsi karsiya kalmislardir. Diger taraftan surungenler, ic dollenme gosteren, amniyotik kabuklu yumurtalar olusturan, larva donemleri bulunmayan ve sert pullu ve nisbeten gecirgen olmayan deriye sahip olan hayvanlardir. Kuru bir yerde iken bile icerisinde embriyonun gelisebilecegi bir sivi iceren bu amniyotik yumurtalarin (genellikle “karasal yumurta” olarak adlandirilir) evrimlesrnesi, yumurtalar kuru bir yere birakilsa dahi, icerisinde embriyonun gelisebilecegi sivi dolu bir ortamin yaratilmasini saglamistir. Bu, ikiyasamlilarin evrimlerinde, bacaklarin olusmasi kadar onemlidir.
Surungenler, karasal yasam tarzi icin ikiyasamlilara gore kendilerini avantajli kilan daha pek cok ozellige sahiptirler. Eskiden yasamis ikiyasamlilarin bacaklari kisa, zayif ve vucudun ust yan kisimlarindan cikmaktaydi. Bu nedenle fazla agirlik tasiyamadiklarindan hayvanlarin karinlari genellikle yerde surunmekteydi, yuruyusleri bugunku semenderlerde oldugu gibi cok yavas olmasina karsin, yuzmeleri cok daha hizliydi. Surungenlerin bacaklari ise buyuk ve guclu olduklarindan daha fazla yuku kaldirabilmekte ve daha hizli hareket edebilmekteydiler.
Cogu turde (hepsinde degil), bacaklar, vucudun daha alt yan kisimlarindan cikmaktaydi; boylece hayvanin vucudu yer ile hemen hemen hic temas etmemekteydi. Bu, karasal yasam icin gecerli olan temel unsurlardan birisidir. Ayni zamanda, ikiyasamlilarda, sucul ya da yari sucul ortamdaki yasam tarzi icin uygun olan akcigerler, surungenlerde, daha genis bir yapi ve daha buyuk kaburga kaslari nedeniyle, karasal yasam icin gerekli olan gaz degisimine uyum saglayacak bir yapi kazanmistir. Ikiyasamlilarin kalpleri karasal yasam icin gerekli yapiya sahip degildir ve suda deri solunumu yapmaya uygundur; buna karsilik surungenlerin kalpleri ise tam anlamiyla karasal yasama uygundur.
Surungenler sinifi bugun yasayan fauna icerisinde 4 grup ile temsil edilmektedir: kaplumbagalar (takim Testudinata), timsahlar ve Amerikan timsahlari (takim Crocodylia), kertenkeleler ve yilanlar (takim Lepidosauria) ve Yeni Zelanda’nin aciklarindaki birkac adada bulunan ve eskiden yasamis olan takimin tek temsilcisi olan “tuatara” tarakli kertenkeleler (Sphenodon punctatum). Diger uc takimin temsilcileri oldukca yaygin olup yaklasIk 6.500 yasayan ture sahiptirler.
Timsahlar disinda, su anda yasayan surungenlerin tumu dogrudan dogruya surungenlerin ana govdesini ya da kokunu olusturan onemli bir Permiyen grubundan gelmektedir (Cotylosaurus). Bu grup ayni zamanda Therapsid denilen ve sonucta memelilerin olusumuna neden olan bir evrimsel hat yaninda sucul ortama geri donen iki grup (Ichthyosaurus ve Plesiosaurus ile timsahlarin ve ucan surungenler olarak adlandirilan Pterosauria`nin olusumuna olanak saglayan diger bir evrimsel hat (Thecodont) ve tumuyle karasal yasama uyum saglamis ve Dinosauria olarak adlandirilan surungenlerle, kuslara uzanan evrimsel olusumlarin meydana gelmesini saglamistir. Dinozorlar, Jura ve Kretase donemlerinde cesitlilik gostermislerdir ve oldukca yaygin olmuslardir.
Yakin zamanda yapilan arastirmalar, bilim adamlarinin dinozorlar hakkindaki uzun zamandan beri benimsenen goruslerinin koklu bir sekilde degismesine neden olmustur. Arastirmacilar bunlarin bugun yasayan surungenlerin aksine sicakkanli olduklarini dusunmektedirler.
Bu da, bu hayvanlarin yuksek ve sabit bir metabolizma duzeyine sahip olmalari ve bunun sonucunda da duzensiz olan cevre sicakligina karsin, aktif olmalari demektir. Enerji acisindan oldukca pahali olan bu mekanizma, genelde, fiziksel yapinin da degismesine neden olmustur. En azindan, bazi dinozorlarin kemiklerinin incelmesiyle bunlarin sicakkanli hayvanlardaki sungerimsi yapiya benzer bir ozellik gosterdikleri ve bir kisminin da sicaklik kaybini onleyen vucut ortusune sahip olduklari ortaya cikmistir. Ornegin, kuslarin olusumuna olanak saglayan dinozorlar, buyuk bir olasilikla, ilk gercek kuslar ortaya cikmadan once yalitim icin tuylere sahiptiler. Bunlara karsin bazi arastiricilar dinozorlarin sicakkanli olma fikrini gecersiz saymaktadirlar.
Kretase’nin sonlarina dogru (ki bu ayni zamanda Mezozoyik caginin sonudur) tum Plesiosaurus ve Pterosaurus gruplari ortadan kaybolmuslardir. Dinozorlarin da, bugunku kuslarin atasi oldugu dusunulen bir grubu disinda, tumu kaybolmustur. Kuslar ve memeliler disinda, bir zamanlar cok genis bir yayilis gosteren bu siniftan, geriye, sadece, bugun yasayan surungenlerin 4 grubunun temsilcileri kalmislardir.
Milyonlarca yillik yavas bir cokusun sonunda, dinozorlarin soyunun tukenmesi dunya hayati icin dramatik bir olaydi. Bu olay memeliler icin cok onemli bir donum noktasi olmus ve bu buyuk surungenlerin kaybolmasiyla ortaya cikan ekolojik boslugu doldurmak icin genis bir yayilis gostermislerdir (aslinda eger dinozorlarin varligi surseydi soyumuzun hicbir turu olusamazdi). Bu soy tukenisi, yalniz surungenlerle sinirli degildir. Cok fazla miktarda ve yaygin bir sekilde bulunan kabuklu kafadanbacaklilar (ammonitler) gibi omurgasizlar da yok olmuslardir. Bunlarin yaninda diger bircok hayvan grubu da kaybolmamis, aksine hicbir degisIklik gostermeden kalmislardir.
Kretase devrinin sonunda tum dunyada yasayan turlerin yaklasIk %70’i ortadan kalkmistir. Buyuk kitlesel yok oluslar ile ilgili olarak, son yillarda, Berkley’deki Kaliforniya Universitesinde Walter Alvarez ve arkadaslari tarafindan yapilan calismalar ilgi uyandirmistir. Bazi elementlerin, iridiumun, Kretase/Sonozoyik donemlerini birbirinden ayiran sinirda, ince tortu tabakalarinda normaldekinin 30 kat daha fazla bulundugunu saptamislardir. Bu durumun olaganustu bir karasal kosulun varligi ile ortaya cikmis olabilecegini, akla gelen tek aciklama olarak kabul etmislerdir. Onlarin hesaplamalarina gore 10 km. boyundaki bir gezegen ya da bir kuyruklu yildiz dunyaya dusmus ve patlamis olsaydi, adi gecen tortulardaki miktar kadar iridium atmosfere yayilacakti. Bir ya da daha fazla gezegen ya da kuyruklu yildiz da bu kitlesel yok oluslara neden olmus olabilir. Hatta bir okyanusa bile dusmus olsaydi 8 km. yuksekligindeki dev bir dalga dunyayi supurup ve kiyi yasamini yok etmis olacakti. Boyle bir olayin meydana gelebildigi hakkinda bazi ipuclari bulunmaktadir. Bir carpisma sonucu olusan toz bulutlari dunyayi kaplamis, boylece pek cok bitki ve hayvan icin gerekli olan duzeyde bir fotosentezin yapilmasi onlenmis. Bunun yaninda bir sena etkisi ile sicaklik 10°C dusmus olabilir. Dunyaya yagan yagmurlarin pH’sinin aylar ya da yillarca 1 olmasi, asit ortamda cozunebilen kalsiyum agirlikli bir kabuk iceren turlerin daha sonra Bilis agirlikli bir kabuga sahip olma nedenini de aciklamaya yardimci olmustur.
Hatta yok olmaya neden olan, cok buyuk bir yanginin meydana geldigi konusunda da bazi ipuclari vardir. Cok fazla miktardaki duman cok uzun sure gokyuzunu ortmus, boylece toz ya da duman nedeniyle buyuk bir olasilikla gunes isinlarinin yeryuzune ulasmasi engellenmis, sicaklik buyuk olcude etkilenmis ve dunya uzun ve siddetli bir kis donemine girmistir. Bugun MeksIko’nun Yucatan yarimadasinin kiyi kesiminde bulundugu kesfedilen 180 km. capindaki krater (bugun faal degil) en etkili alanlardan birisiydi. Boyle bir alanin etkisiyle hem dev dalgalar hem de cok fazla miktarda toz bulutu meydana gelmistir. Fosil kayitlari tum canlilarin soyunun tukenmesinde her zaman olaganustu bir karasal etkinin gerekmedigini gostermistir. Genis alanlara yayilmis volkanik faaliyetler de iklimi olumsuz yonde degistirebilecek kadar yeterli miktarda toz ve duman olusturabilir ve fotosentez duzeyini dusurebilir. Gezegenlerin ya da kuyruklu yildizlarin carpismasi ya da siddetli volkanik faaliyetler, evrimin yonunde ve hizinda cok onemli degismeler yaratabilir. Kitle halindeki yok olma ve bunun evrime etkisi ile ilgili hususlar yeterince aciklanmamis olsa da, bircok bilim adami, bu varsayimlari oldukca ciddi bulmaktadirlar.

___________________________________________

Bizde Mutsuz Olalim ~
CeReN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

CeReN Kullanicisinin Son 5 Konusu
Baslik Kategori Son Yazan Cevaplar Okunma Son Mesaj
Hayal kirikligi ile nasil basa cikilir? Bunları Biliyor Musunuz? CeReN 0 69 06-07-2019 01:35 PM
Cinsel iliskiye girmek egzersiz yerine gecer mi? Kadın Erkek ILişkileri CeReN 0 65 06-07-2019 01:33 PM
Cinsel iliski uyku kalitesini arttiriyor mu? Kadın Erkek ILişkileri CeReN 0 57 06-07-2019 01:30 PM
Bebek sahibi olmak guclesiyor, peki neden? Gebelik CeReN 0 79 06-07-2019 01:29 PM
Regl agrisi kalp krizi gecirmek kadar kotu Kadın Sağlığı CeReN 0 72 06-07-2019 01:27 PM

Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

(View-All Konu Okunma Sayisi : 1
CeReN
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 05:50 PM.

Forum Yasal Uyarı

Kuruluş : 2018
2018 - "Gulucuk Forum" her hakkı saklıdır.


Gulucuk Forum, en iyi Mozilla Firefox ile dolaşılır.
YASAL UYARI : İçerik sağlayacı paylaşım sitelerinden biri olan gulucuk forum Adresimizde 5651 Sayılı Kanun'un 8. Maddesine ve T.C.K'nın 125. Maddesine göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. gulucuk forum hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler, Yöneticilerimiz ile iletişime geçilmesi yada iletişim formunu doldurulması halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde gulucuk forum yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacak ve size dönüş sağlanacaktır.



Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 RC 1

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234