Sevgi Sözleri


Sevgi Sözleri

Dinlediğim bütün şiirlerde sen saklısın, yürüdüğüm bütün yollarda sen çıkıyorsun karşıma, gökyüzüne baktığımda bulutların arasından görünen güneş misali ısıtıyorsun içimi, bu güzelliklerden haberin yok ama ben hissediyorum. Sana sonsuz teşekkürler sevgilim. Hep kalbimde kal.

Açan her çiçeğin sebebi sen, yüzü gülen bebeklerin sebebi sen, bu dünyada insanlar mutluysa sensin sebebi sen. Sevginin somut halisin, aşkın en güzel yüzüsün.

İyi ki buradasın yani başımda, hep rüyalarımda ol sarıl bana sarıl ki bir anlamı olsun sarılmaların. Sen tut elimi tuttuğum kalemler utansın. Bak gözlerime göz göze geldiğim her insan yüz cevirsin güzelliğe ama tek sende bulsun bütün güzellikler kendini.

Kalbinin içinde kocaman bir manzara var çocuk bahçeleriyle dolu, kenarda sen duruyorsun ve izliyorsun kendi çocukluğunu. İşte tam bu sırada daha çok büyüleniyorum, her şeye engel olan sen bir tek büyülenmeme engel olamıyorsun.

Salıncak kurdum kalbimin en ücra köşesine oturdum beni sallamanı bekliyorum lütfen beni bir çocuk seviyor gibi sev oksa başımı kalbimin üzerine ellerini koy sakin bırakma beni.

Kalbimdeki en güzel boşluk sana manzarası cennete dönük ama arkası hep çöp seni tanımadan önce düştüğüm bu çöplükten sen çıkardın beni sana minnettarım sevgilim. Sonsuzluk hep bizde kalsın, sevgiyle.

Sevginin en uç noktalarında yaşıyoruz aşkı, ister karşılıklı, ister karşılıksız olsun. Değer miydi? Değerdi, hiç şüphem yok.

Ah sevgilim sana olan sevgim sığmıyor kalbime, kalbimden çıkıp dolaşıyor bu şehrin sokaklarını en son senin kapının önünde buluyor kendini, çalıyor kapıyı ve elini uzatmanı bekliyor. Bu sevgi sana emanet sıkı tut seni çok seviyorum.

Git geller arasında bir hayat ve gelememislik üzerine kurulmuş sevgiler var her yerde sevsek sevilmediğimiz için sevilsek sevmediğimiz için suçlanıp duruyoruz. Hayat ne zormuş deyip kenara çekilmek kadar acı bir şey yok sanırım.

Ne diyeceğimi bilemiyorum, gerçekten. Gelip kendini bana kattığın, içime eklendiğin, beni tamamladığın için çok teşekkür ederim. Bazen söylenmesi gerekenler bittiğinde, gitmesi gerek birinin, gitmeyince o sessizlik. Çekilmiyor.

Edebiyat ve felsefe gibi bir uyum içerisindeyim yaşamla, hadi tut ellerimden kendine çek ve kendime getir beni sende bulduğum benliğimle sev uçsuz bucaksız evrende sadece sen ol ve sarıl kalbime.

Karadeniz fırtınasısın içimde gittikçe büyüyen, sevdikçe hafif yağmur kokusu dağıtıyorsun etrafa toprak kokusuyla bütünleşip büyülüyorsun beni. Senden vazgeçmek o kadar zor ki, vazgeçmeyi isteyemiyorum bile.

Satılmış sevgiler ve ucuza giden aşklar hayat bu döngü içinde gidip geliyor üzerimize devrilse öleceğiz devrilmese hep korkuyla yaşayacağız. Hayattan aldığımız müsaade doldu bir sonraki durakta inmeye hazırlanıyor gibisin.

Ömrüm ve hayatım bir ipin üzerinde asılı çamaşır gibi üstelik havada fırtınalı. Alın ve götürün bütün satılık sevgilerinizi, hiç olmayan ve olmaya çalışmayan beyninizle beraber gömün sonsuz topraklara!

Şimdi alsam başımı gitsem tam şuan yürüdüğüm yollar sensizliğin anlamını taşırken ne kadar uzağa gidebilirim ne kadar daha senden uzak kalabilirim bilmiyorum sensizliği düşünemezken sensizlikle nasıl başa çıkılır bilmiyorum.

Sensizlikten oluşan cahilliğim beni aptallaştırıyor ve soyutlaştırıyor beynimi bedenimden bir başka ben oluyorum bir başka renk sevip bir başka tadıyorum bu hayatı. Gel de kurtar şimdi bu dipsiz kuyudan.

Dayandığım duvarlar üstüme çöküyor. Boğazım düğümleniyor, yediğim bir lokma ekmeğe laf yaparlar olmuş. Ağlamak gülmek kadar suç gülmekse ölmek kadar korkutucu oldu artık.” Allah’ım acımın sancısını hafiflet yalvarırım” dualarıyla kaç geceyi sabah ettik biz? Gözyaşlarımızdan sarhoş olarak kaç kere ölmeyi özgürlük zannettik?


Etiketler :

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*